ATATÜRK'TEN ANILAR - KENDİNİ KEŞFET KENDİN OL.- DİSCOVERS THE YOURSELF BECOME - Blogcu



KENDİNİ KEŞFET KENDİN OL.- DİSCOVERS THE YOURSELF BECOME

ADANA İLİ

ATATÜRK'TEN ANILAR

3/4/2009 -Kategori: tarih


T
orpil Nasıl Yapılır?
 
Yıl 1934, o dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Ulus'tadır. Bakan ise
Niğdeli Abidin ÖZMEN'dir. Bakan, makamında çalışmaktadır. Kapı
çalınır. Bakanın gür sesi:
 
'Giriniz!' Atatürk'ün yaverlerinden biri, yanında iki çocukla makama
 
girerler. Konuklara yer gösterir ve zarfı açar. Atatürk'ten gelen bir
mektuptur bu:
 
'Bay Abidin ÖZMEN, Milli Eğitim Bakanı...'
 
Abidin ÖZMEN zarfı özenle açar ve mektubu dikkatle okur:
 
'Yaver Bey'le, size iki fakir ve kimsesiz çocuk gönderiyorum. Bu
çocukları, uygun göreceğiniz, bir liseye (parasız yatılı olarak)
kaydını yaptırın...'
 
Bu, Atatürk'ün bir emridir. Kesinlikle yerine getirilecektir. Bakan
ÖZMEN, Orta Öğretim Genel Müdürünü çağırtır ve şu direktifi verir:
 
'Yaver Bey'in yanındaki bu iki çocuğun evrakını alınız ve bu
çocukların Haydarpaşa Lisesi'ne paralı yatılı olarak kaydını yaptırıp
 her ikisi için de üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının veli ve
ödeyen hanesine Atatürk'ün ismini yazdırarak bana getiriniz.' der.
 
Bakanın emri yerine getirilmiştir. Abidin ÖZMEN de kısa bir mektup
yazarak Yaver Bey'le Atatürk'e yollar.
 
Mektubun içeriği şöyle:
 
'Muhterem Atatürk, Yaver Bey'le göndermiş olduğunuz iki çocuk hakkında
emirlerinizi aldım. Ancak, arkasında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu
ve Cumhurbaşkanı Atatürk gibi biri bulunduğu için; bu iki çocuğu fakir
ve kimsesiz olarak kabul etmeme, hem yasalarımız, hem de mantığımız
izin vermedi. Bu nedenle her iki çocuğunda emirleriniz gereği
Haydarpaşa Lisesi'ne paralı yatılı olarak kayıtlarını yaptırdım.
Çocukların üçer yıllık okul taksitlerine ait makbuzları ekte takdim
ediyorum...'
 
Atatürk bu mektup üzerine, devrin Başbakanı İsmet İnönü'ye telefon ederek:
'Bak senin Milli Eğitim Bakanın bana ne yaptı.' diyerek olayı anlatmış.
İnönü, Bakan adına özür dilemiş. Atatürk:
 
'Yok! Demiş özür dileme. Çok memnun oldum. Keşke her devlet adamı bu
medeni cesarete sahip olabilse ve doğruyu gösterebilse.'
 
Tarihi değeri olan ve hiçbir yerde yayımlanmayan bu anının unutulup
gitmesine gönlü razı olmayan bakanın yeğeni yüksek mimar H. Rahmi ÖZMEN, 15.08.1985 günü bu mektubu gazeteci yazar Vahap Okay'a iletir.
O da 15.09.1985'te gazetesinde yayımlar.

İşte devlet böyle kurulur, devlet böyle adamlarla yönetilir... Mustafa Kemal in Bakanları böyleydi.





ATATÜRK'ÜN CEVAP VEREMEDİĞİ AN


17 MART 1923 TARİHLİ ATATÜRKÜN MERSİN ANISI

Mersin sahilinde sivil bir kıyafetle dolaşan Mustafa Kemal

“Şehirde gördüğü büyük binaları işaret ederek sormuş:
-‘Bu köşk kimin?’
- Kirkor'un...
- ‘Ya şu koca bina ?’
- Yorgo'nun
- ‘Ya şu ?’
- Salomon'un...
Atatürk biraz sinirlenerek sormuş:
- Onlar bu binaları yaparken ya siz nerede idiniz?”

Toplananların arkalarından bir köylünün sesi duyulur:
- Biz mi nerede idik? Biz Yemen'de, Tuna Boyları’nda, Balkanlar’da, Arnavutluk Dağları’nda, Kafkaslar'da, Çanakkale'de, Sakarya'da savaşıyorduk paşam...
Atatürk bu hatırasını naklederken:

“Hayatımda cevap veremediğim yegane insan bu ak sakallı ihtiyar olmuştur’,der..”

 


YANINA ALDIĞI İLK ER

O, Samsun'a çıktığı zaman, üstü başı yırtık, postalları patlamış, silahsız bir er gördü. Yüzünün rengi bakıra dönmüş, yağlan eriyip kemik ve sinir kalmış bu Türk askeri ağlıyordu. O'na sordu:
- Asker ağlamaz arkadaş, sen ne ağlıyorsun?
Er irkildi, başını kaldırdı. Bu sesi tanıyordu ve bu yüz ona yabancı değildi. Hemen doğruldu ve Anafartalar'daki Komutanını çelik yay gibi selamladı.
- Söyle niçin ağlıyorsun?
İç Anadolu'nun yanık yürekli çocuğu içini çekti:
- Düşman memleketi bastı, hükümet beni terhis etti. Silahımızı elimizden aldı. Toprağıma giren düşmanı ne ile öldüreceğim? Kemal Atatürk, er'in omzuna elini koydu:
- Üzülme çocuğum, dedi. Gel benimle!
Ve Samsun deposunda giydirilip silahlandırarak yanına aldığı ilk er bu Mehmetçik oldu.

Burhan Cahit MORKAYA


KAHRAMAN TÜRK KADINI

17Mart 1923 Tarsus:

Mustafa Kemal İstasyon'dan şehre doğru, bir süre yaya olarak yürüdü. O'nu görmek için sabahtan itibaren yolları dolduran Tarsusluların arasından neşe ile selamlar vererek, ilerledi. O sırada ansızın bir olayla karşılaştı.

Milli Mücadele'deki çete giysili bir kadın, Atatürk'ün yolunu keserek ayağına kapandı. Gözyaşlarıyla şöyle haykırıyordu:
- "Bastığın toprağa kurban olayım Paşam!"
Mustafa Kemal onu yerden kaldırmak için eğilirken kulağına bu kadının Kurtuluş Savaşında cephelerde çarpışmış olan (Adile Çavuş) olduğunu fısıldadılar.

Gözlerinden iki damla yaş düşen Mustafa Kemal, bu güneşten yüzü yanmış kadının elinden tutup ayağa kaldırdı ve ona şöyle seslendi:
- "Kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın."

Taha TOROS



 

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »
    • Son Yazılarım

    • Kategorilerim

    • Bağlantılarım

      • RSS
      • SEÇİM SANDIĞI SORGULAMA
      • ADANALI001.TR.GG
      • 46LİSE.COM FORUM
      • ESKİ ADANA RESİMLERİ
      • ATATÜRK FOTOĞRAFLARI 1
      • ATATÜRK FOTOĞRAFLARI 2
      • ATATÜRK FOTOĞRAFLARI 3
      • ATATÜRK RESİMLERİ
      • ATATÜRK BELGESELİ
      • ATATÜRK RESİMLERİ
      • ÖDEV DOSYALARI
      • DERSİMİZ.COM
      • DERS PROĞRAMI
      • E-TÜRKİYE
      • EĞİTİM KAYNAK NET
      • İLKÖĞRETİM SORU BAK
      • GAZETE VATAN TOP 10
      • İLKÖĞRETİM DERSLERİ
      • GRAMERİMİZ.COM
      • ONLİNE FOTO
      • EĞİTİM SLAYTLARI
      • http://www.biriz.biz
      • SÜPER LOTO SONUÇLARI
      • SORU BANKASI
      • MERSİN ÖĞRETMEN OKULU/LİSESİ
      • Linkler